Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- Şeyh Arur, bugün akşam Visal Televizyonu'nda yayınlanan programında, Akdeniz'e gönderilen İran Donanması'na ait savaş gemilerinin, Suriye deniz sularına girerek Lazikiye'deki devrim yürüyüşünün bastırılmasında kullanıldığını iddia etti.
Şeyh Arur, "İran, savaş gemilerini Lazikiye'ye göndererek şehri bombalattı. Fasid akidesini yaymak isteyen İran, tüm Arapları katletmek istiyor" dedi.
Şeyh Adnan Arur (Şeyhu Sevra) Kimdir?
İbn Baz ve Elbani* gibi İslam dünyasının önde gelen Vahabi - selefi alimlerinden dersler alan Hamalı Şeyh Arur, bugün Suriye’de devam eden devrime yön veren etkin şahıslar arasında yer alıyor. Şeyh Arur, Homs, Hama, Dera, Deyr Zour, Lazikiye ve Suriye'nin diğer şehirlerindeki devrimciler üzerinde etkin olduğu, Visal kanalı muhabirleri tarafından da sık sık dile getiriliyor.
Telefonla kendisine Suriye'deki gelişmeleri haber veren devrimciler "Şeyhus Sevra - Devrim Şeyhi" şeklinde hitap ediyorlar. Bilindiği üzere "Şeyhu Sevra - Devrim Şeyhi" tabiri, Mısırlı devrimciler tarafından Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el Kardavi için kullanılmıştı. Bununla birlikte, Şeyh Arur'un mezhebi provoke söylemlerinden ötürü, karşıtlarınca "Şeyhul Fitne - Fitne Şeyhi" olarak anılıyor.
Şiiler ile Sünniler arasında tefrika çıkartmayı kendisine şiar edinen Safa ve Visal Televizyonu’nda programlar yapan Şeyh Arur, başta Hama ve Homs olmak üzere, Suriye’deki halk yürüyüşülerinin düzenlendiği şehirlerin genelinde halk desteğine sahip.
Suriye’de son haftalarda başlatılan “tekbir” eylemi, Şeyh Arur’un Suriye’deki etkinlik derecesini gözler önüne sermektedir. 24 Mayıs Salı Günü katıldığı Visal Televizyonu’nda Suriye halkına “tekbir” eylemi için çağrıda bulundu. Tekbir eylemi, Şeyh Arur’un isteği üzerine Cuma günü başlatıldı.
10 Haziran Cuma Günü, Hama’da şimdiye kadarki en büyük gösteri düzenlendi. Gösteriye katılımın fazla olmasında Şeyh Arur’un Perşembe günü Visal Televizyonu’nda yaptığı konuşması önemli derece etkili olmuştur.
Zaman zaman Lübnan’la ilgili gelişmelere değinen Şeyh Arur’un açıklamalarından koyu bir Hizbullah karşıtı olduğu net bir şekilde görülecektir. Şeyh Arur, Lübnan’daki gösterilere Hizbullah mensuplarının katıldığı iddialarının yayılmasında büyük çaba sarf etmişti. Elle tutulur hiçbir delilin olmamasına rağmen Hizbullah savaşçılarının Şam Üniversitesi’ndeki gösterileri bastırdığı, İranlı doktorların ise hastanelere yaralı olarak giren Suriyeli göstericileri bir bir katlettiğini ortaya atan kişiler arasında yer alır.
Safa ya da Visal Televizyonu'ndan Suriye halkına hitap ettiği sırada, telefonla programa bağlanan Suriyeliler, "Etrafta garib şahıslar dolaşıyor. Onlar, Hizbullahçılar ve İranlılar. Suriye halkını katlediyorlar" bilgisini paylaşınca Şeyh Arur, koltuğundan kalkarak "İran ve Hizbullah"ı hedef alan provakatif açıklamalar yapıyor.
Şeyh Arur'un en yakın takipçisi, Lübnan eski başbakanı Refik Hariri suikastinin yalancı tanığı Zuheyr Sıddık. Hollanda'da yaşayan Sıddık, Şeyh Arur'un hemen hemen her programına telefonla katılarak, Hizbullah ve İran'a meydan okuyor.
Şeyh Arur, Şiilerin iktidara gelme hakkına karşı çıkan bir alim. Bahreyn’de halk gösterilerinin sürdüğü bir dönemde Kuveytli Dr. Tarık Suveydan, Bahreyn’deki nüfusun çoğunluğu Şiilerin oluşturduğunu hatırlatarak, Şiilerin de iktidara gelme haklarının olduğunu savunmuştu. Suveydan’ın bu hakkane duruşuna karşı Hamalı Şeyh Adnan Arur, tepki göstererek Şiilere iktidarı teslim etmenin meşru olmadığını söylemişti.
Şeyh Arur, Suriye'deki devrimcilere Visal ve Safa* Televizyonu'ndaki programları üzerinden sesleniyor. Suriye rejimini şoke edecek eylemlerin daha önceden haber vermeksizin düzenlendiğini, eylemlere geniş katılımın sağlanması için devrimcilerden Visal ve Safa Televizyonu'nu sürekli takip etmelerini istiyor.
*Bu iki zat Suudi Arabistan’ın baş müftülüğünü yapmış azılı Şii düşmanıdırlar. Utanmazca ehlibeyte dil uzatarak, Şiilerin kafir olduğuna dair düzinelerce fetva vermişlerdir.
*Bu iki televizyon kanalı Vahabi – Selefi çizgide yayın yapmakta ve aleni bir biçimde Peygamberin Ehlibeytine dil uzatılarak Şia mezhebinin mukaddesatlarına arsızca saldırılmaktadır. Geçtiğimiz aylarda Mısır, bu iki kanalın yayınlarını Şii Sünni ayrımcılığı yapıp fitne çıkardığı için nilesat uydusundaki yayınlarını durdurmuş, ancak birkaç gün geçmeden yayınlarına izin vermişti!